Tefekkür ile Bir Ömür Geçirmek 27.12.2019 Türkçe Fransızca Hutbe

73

TEFEKKÜR İLE BİR ÖMÜR GEÇİRMEK

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Bu dünya hayatı, hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir; âhiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bunu bilselerdi!”1

Hadis-i şerifte ise Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Dünyada kimsesiz bir garip yahut gelip geçen bir yolcu gibi ol!”2

Aziz Müminler!

Yaşlarımız  farklı  da  olsa,  ömrümüz  sınırlıdır. Bir nefes ne önce ne de sonra, sadece Allah Teâlâ’nın bildiği bir anda, can emanetimizi teslim edip dünyadan göçeceğiz. Hesap için mahşere doğru yola çıkarken, yanımızda sadece imanımız ve salih amellerimiz olacak..

Hayatın anlamını, zamanın kıymetini, gençliğin önemini, bir lokma nimetin ve aldığımız bir tek nefesin değerini anlamışsak ne mutlu bize!

Ama, günlerimizi heba etmiş, malımızı israf etmiş, aklımızı ya da bedenimizi zehirlemiş, etrafımızdakileri incitmiş, ibadetlerimizi aksatmışsak, yazık bize!

Kardeşlerim!

Bir miladi yılın daha sonuna geldik. Ömrümüzden bir yıl daha eksildi ve ölüme bir adım daha yaklaştık. O halde, zaman, tefekkür zamanıdır! Geliniz, geride bıraktığımız yılda hangi bereket kapılarından ve ilâhî imtihanlardan geçtiğimizi birlikte hatırlayalım:

Kıymetli Müslümanlar!

Geride bıraktığımız yılın başında üç ayları karşıladık. Rahmetin ilk cemresi olan Regaib’i, daha sonra Mirac’ı ve Berat’ı idrak ettik. Acaba bu müstesna geceleri fırsat bilip de rağbetimizi Rabbimize yöneltebildik mi? Peygamberimizin, “gözümün nuru”3 dediği namaza daha sıkı sarılabildik mi? Tövbe edip hata ve günahlarımızdan uzaklaşabildik mi?..

Değerli Müminler!

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da Ramazan’la müşerref olduk. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni idrak edip bayrama kavuştuk. Ne kadar hamd etsek azdır! Zira Ramazan ayı, infak ve ihsanın tadıyla nice yardımlaşma ve paylaşma imkânı sundu bize. Sahurla berekete, oruçla sıhhate, Kur’an’la nura, teravihle huzura eriştik. Şimdi kendimize soralım: Ramazan’ın bereketini kuşanıp, yıl boyunca mazlum ve muhtaç kardeşlerimizin dertlerine çare olabildik mi? Kur’an ayı bittikten sonra da Kur’an’la yaşamaya devam edebildik mi?

Muhterem Müslümanlar!

Yine bu yıl içinde, iman, sadakat ve teslimiyetin ifadesi olan kurbanla bayram yaptık. Komşu, akraba,yoksul ve yetim haklarını gözettik. Bayramın barış ve kardeşlik iklimini yaşadık. Acaba geçirdiğimiz bu Bayram, Rabbimize olan bağlılığımızı, sevgi ve itaatimizi güçlendirdi mi? Bayramın ardından, yıl boyunca sadaka ve infak bilincimizi canlı tutabildik mi?

Aziz Müminler!

Geride bıraktığımız yılın son diliminde, Peygamber Efendimizin doğumunu Mevlid-i Nebi Haftası olarak idrak ettik. Bu vesileyle, Allah Resûlü’nün aile konusundaki tavsiyelerini dinledik. Kendimize yine soralım: Peygamberimizi örnek alarak aile değerlerimize sahip çıkabildik mi? Sevgiyle kurduğumuz yuvalarımızı merhametle korumak adına yeni olarak ne yaptık?

Kıymetli Müslümanlar!

Dünya hayatı, ahirete uzanan bir yol; insan, sorumluluk yüklenen bir yolcu; ömür ise, meşakkatli ama kıymetli bir yolculuktur. Öyleyse, dünyada yolcu olduğumuzu unutmayalım. Dünyalık olan ne varsa, hepsine bir yolcu kadar değer verip, nihai hedefimizin cennet olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Ömrümüzün ve elimizdeki diğer nimetlerin kıymetini bilelim. Her günümüzü Rabbimizin rızasına uygun-faydalı işlerle, iyilik gayesi ve tefekkür sermayesi ile geçirelim.

 

PASSER UNE VIE AVEC LA

CONTEMPLATION (At-Tafakkur)

Chers Musulmans !

Notre Seigneur dit dans le Coran: «Cette vie d’ici-bas n’est qu’amusement et jeu. La Demeure de l’au-delà est assurément la vraie vie. S’ils le savaient!»

Et notre Prophète dit dans un hadith: «Sois dans ce monde comme un étranger ou un passant».

Chers Croyant !

Nous possédons tous une vie dont les jours sont comptés. Nous allons tous un jour quitter ce monde. Quand nous serons à la plaine du Rassemblement (el-mahşer) pour rendre compte, nous n’aurons avec nous, que notre foi et nos bonnes actions.

Heureux à nous, si nous reconnaissons la valeur du temps, le sens de la vie, l’importance de la jeunesse, si nous sommes dans la reconnaissance de notre santé et dans le remerciement pour les faveurs qu’on possède.

Mais tout au contraire, malheur à nous, si nous gaspillons notre temps et nos biens, si nous empoisonnons notre corps et nos esprits, si nous blessons les personnes qui nous entourent, et si nous négligeons les adorations!

Mes chers Frères !

Nous sommes -encore une fois- à la fin d’une année solaire. Une année entière s’écoule encore de notre vie. Alors c’est le moment de la contemplation!

Venez, réfléchissons tous ensemble à notre vécu, contemplons ensemble sur les abondances spirituelles et les épreuves divines durant cette année laissée derrière nous.

Cette année encore, nous avons vécu le Ramadan. Nous avons atteint la bénédiction avec le repas de sahur, la santé avec le jeûne, la lumière avec le Coran, la sérénité avec le tarawih. Ensuite, nous avons atteint la fête. Posons-nous la question: Après le mois du Ramadan, avons-nous continué à vivre avec le Coran?

Chers croyants !

Cette année encore, nous avons célébré la fête du sacrifice, expression de foi, de loyauté, de reconnaissance et de soumission. Nous avons respecté les droits des voisins, des proches, des pauvres et des orphelins. Nous avons connu le climat de paix et de fraternité de la fête. Avons- nous pu maintenir vivante notre conscience de la solidarité durant les jours qui ont suivi la fête?

Chers frères !

Durant la dernière partie de cette année, nous avons célébré et commémoré la naissance de notre Prophète. Durant cette semaine, nous avons écouté les recommandations de notre Prophète à propos de la famille. Demandons-nous alors: Avons-nous réussi à protéger nos valeurs familiales en prenant exemple sur notre Prophète?

Chers Croyants !

La vie est un chemin qui s’étend vers l’au-delà;

l’Homme est un voyageur responsable; tandis que la vie est un parcours difficile mais précieux.

Alors n’oublions pas que nous sommes de simple voyageurs dans ce monde. Vivons sans oublier que le paradis est notre principal objectif et donnons de l’importance autant qu’un voyageur à ce monde éphémère. Ayons conscience des bienfaits de notre existence et des bienfaits que nous possédons.

Exposons chacun de nos jours en accomplissant des taches bienveillantes, dans la bonté, en investissant dans la contemplation, et en ayant un comportement convenant aux consentements d’Allah.

 

1 Ankebût, 29/64.

2 Buhârî, Rikâk, 3.

3 Nesâî, Işratü’n-nisâ’, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Tefekkur-ile-Bir-Omur-Gecirmek-27-12-2019-Hutbe-Turkce-Fransizca indirmek için TIKLA