TEDBİR MÜMİN’DEN TAKDİR ALLAH’TANDIR – 13 Mart 2020 Türkçe Fransızca Hutbe

142

TEDBİR MÜMİN’DEN TAKDİR ALLAH’TANDIR

Muhterem Müslümanlar!

Hastalık da dünya imtihanlarından biridir. Tarih boyunca pek çok hastalık Allah’ın yardımı ve insanların gayretli araştırmaları ile tedavi edilmiştir. Bugün dünyanın dört bir köşesine yayılan Koronavirüs’ün de inşallah şifası bulunacaktır. Nitekim Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur: “Allah, indirdiği her hastalığın muhakkak şifasını da vermiştir.”1 Bize düşen ise, hastalığa yakalanmamak için tedbir almaktır.

Aziz Müminler!

Bu salgından korunmak için öncelikle beden, kıyafet, yiyecek ve çevre temizliğine dikkat edelim. Bulunduğumuz ortamı sık sık havalandıralım. Öksürdüğümüz ya da hapşırdığımız zaman tek kullanımlık mendille veya kolumuzun iç kısmıyla ağzımızı kapatalım. Kalabalık ortamlardan uzak duralım.

Özellikle lavabo, abdesthane, kapı kolu ve masa üstleri gibi el temasının yoğun olduğu alanları temiz tutalım. Ellerimizi her zamankinden daha fazla sabunla ve ovalayarak yıkayalım. Kirli ellerimizle ağzımıza, burnumuza ve gözümüze dokunmayalım. Camideki tesbihler yerine parmaklarımızı yahut şahsi tesbihimizi kullanalım.

Kıymetli Müslümanlar!

Bizler samimi ve sıcakkanlı bir milletiz. Musafaha etmeyi, tokalaşmayı ve kucaklaşmayı severiz. Ancak bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu bu dönemde bundan uzak durmalıyız. Bilhassa namaz sonrası musafaha uygulamasına ara verelim.

Belli bir yaşın üzerinde olanlar Koronavirüs’den daha fazla etkilenmekte ve risk grubunda yer almaktadır. Dolayısıyla bu günlerde yaşlılarımız evlerinde istirahat etmeli ve kalabalık ortamlardan uzak durmalıdırlar.

Değerli Müminler!

Sağlık, Rabbimizin bize emanetidir. Mümine düşen, bu emanete sahip çıkmak, onu korumaktır. Bu sayede Allah’ın yardımıyla huzura kavuşuruz. Dertlerimize deva, hastalıklarımıza şifa buluruz. Nitekim Hz. İbrahim Rabbimizi şöyle anlatır: “O (Allah), beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir.Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da yine O’dur.”2

Öyleyse yaşadığımız salgın hastalık karşısında hem kendi sağlığımızı hem de çevremizdekileri korumak için tedbirli olalım. Aksi halde kendi sağlığımız yanında başkalarının sağlığını da tehlikeye atacağımızı, bunun da kul hakkı olacağını unutmayalım. Elbette Rabbimizin bir takdiri vardır. Mümine düşen ise tedbir almaktır. Mümin her haliyle mutedil ve dengeli insandır. Meseleyi hafife almadan,abartıp paniğe kapılmadan, soğukkanlılıkla,aklımızı ve bilgimizi kullanarak bu salgınla mücadele etmek hepimizin vazifesidir.

Les précautions viennent du serviteur, la volonté appartient à Allah.

Chers musulmans !

Les maladies font partie des épreuves de la vie. Notre souhait est de trouver le traitement du Coronavirus, qui est répandu dans le monde aujourd’hui. En effet le prophète (sws) a dit : « Allah n’a pas fait descendre une maladie, sans avoir descendu en même temps son remède ». Notre devoir est de prendre des précautions afin de ne pas être touché par cette maladie.

Chers croyants !

Pour être protégé de cette épidémie, portons d’abord attention au nettoyage du corps, des vêtements, de la nourriture et de l’environnement. Ventilons fréquemment l’environnement dans lequel nous nous trouvons. Utilisons des mouchoirs jetables lorsque nous toussons ou éternuons. Restons à l’écart des environnements surpeuplés.

Il faut particulièrement que nous gardions propres les zones où le contact avec les mains est intense, comme les lavabos, les salles d’ablutions, les poignées de porte et les dessus de table. Lavons-nous les mains avec plus de savon et en frottant plus que jamais. Evitons de ne pas toucher avec nos mains sales, notre bouche, notre nez et nos yeux et n’utilisons pas les chapelets (tesbih) dans les mosquées.

Chers musulmans !

Évitons de serrer la main dans cette période où les maladies infectieuses sont présentes.

Ceux qui ont dépassé un certain âge sont plus vulnérables face à ce virus. Par conséquent, ces jours-ci, les personnes âgées devraient se reposer à la maison et rester loin des environnements surpeuplés. Suivre ces règles signifie protéger à la fois notre propre santé et celle des autres.

Notre Seigneur a certainement une volonté, ce qui incombe au croyant est de prendre ses précautions. Le croyant est une personne modérée et    équilibrée.

Il est de notre devoir de lutter contre cette épidémie sans sous-estimer le problème, exagérer et paniquer, en utilisant le calme, notre esprit et nos connaissances. Veuillez respecter les avertissements des autorités officielles à ce sujet, facilitant ainsi leur travail.

Mes chers frères !

La santé nous est confiée par notre Seigneur.  Notre responsabilité en tant que croyant est de conserver cette confiance.  De cette façon, nous obtenons l’aide d’Allah et nous guérissons nos maladies. Finissons notre sermon avec un verset :

« C’est Lui, qui m’a créé et qui m’a fait parvenir à la guidée. C’est Lui, qui me fait manger et qui me fait boire. C’est Lui, qui me donne remède lorsque je tombe malade. C’est Lui, qui me fera mourir, ensuite II me redonnera la vie »

1 Buhârî, Tıb, 1.

2 Şuarâ, 26/78-81.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Tedbir Müminden Takdir Allah’tandır – 13 Mart 2020 Türkçe Fransızca Hutbe indirmek için TIKLA