Namaz: Rabbimize Yakın Olma Çabamız 13.12.2019 Türkçe-Fransızca Hutbe

252

NAMAZ: RABBİMİZE YAKIN OLMA ÇABAMIZ

Muhterem Müslümanlar! Peygamberimiz bir gün ashabına şöyle sordu: “Sizden birisi, kapısının önünden geçen bir nehirde günde beş defa yıkansa, o kimsede kirden eser kalır mı?” Sahâbe, ‘Kalmaz, Ey Allah’ın Elçisi’ dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “İşte, beş vakit namaz da böyledir; Allah onunla günahları yok eder.”1 

Aziz Müminler! Allah Teala’nın Peygamberler aracılığı ile kullarına emrettiği ibadetlerin başında gelen namaz, İslam’ın da beş temel esasından biridir. Namaz, insanın bütün varlığıyla Allah’a yönelişinin sembolüdür. İnsanoğlu ne zaman Rabbinin kulluk davetine gönülden icabet edip namazlarını eda etmişse, gerçek anlamda huzura kavuşmuştur. Ancak namazlarını ihmal edip Rabbiyle arasındaki bağı zayıflatınca da, nefsinin esiri olmuş ve hüsrana uğramıştır.

Kıymetli Müslümanlar! Ezan davetiyle Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna varan mümin, aşkını, itaatini ve teslimiyetini O’na arz eder. Bu haliyle namaz, müminin hasretle beklediği ve Yaratanına en yakın olduğu andır. Namaz, dünyaya ait telaş ve sıkıntıları bir kenara bırakarak çıkılan mukaddes bir yolculuktur. Asli vatanı olan cennetten uzağa düşmüş olan insanın, Rabbine dönme arzusudur. Nitekim Peygamberimizin bir ifadesine göre, “Namaz, Cennetin anahtarıdır.”2 Namaz, yaratan ve yaşatan, nimet verip doyuran, koruyan ve bağışlayan Allah’a karşı, şükür zamanıdır, vefa borcudur.

Değerli Müminler! Hutbenin başında okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Kuşkusuz namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak en büyük iştir. Allah yaptıklarınızı bilir.”3 Namazlarına değer veren, özen gösteren, tekbirinden selamına kadar namazın bütün rükünlerini dosdoğru ve huşû içinde eda eden bir mümin, ibadet şuuruna sahip demektir.  Bu ayetten anlıyoruz ki, namaz, aynı zamanda mü’minin üstün ahlâkını da temsil eder. Namaz kılan kişi, her türlü aşırılıktan, kabalıktan ve şiddetten korunur. Namazla güçlenen maneviyatı sayesinde, hayâ ve edebe aykırı davranışlardan uzak durur.

Aziz Müslümanlar! Peygamberimizin şahsında tüm müminlere hitaben Kur’an’da şöyle buyuruluyor: “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; aksine biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.”4 Allah Resûlü, bu emrin gereği olarak, her sabah kızı Fâtıma’nın kapısına uğrar ve “Ey ev halkı! Haydi, namaza!” diyerek namaza davet ederdi.5 Bugün bizler de kendimizi ve ailemizi namaza alıştırmalıyız. O halde, namazın şifa veren, güven ve sükûnet aşılayan ikliminde -ailece- Rabbimizle buluşalım. Bu dünyada “dinin direği”, ahirette de “hesabın ilk sorusu” olan namazlarımızı ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki, namaz bir külfet değil, aksine kendimizi tanımaya, yenilemeye, zikir, şükür ve tefekkürle olgunlaşmaya vesile olan eşsiz bir nimettir. Hutbemizi Peygamberimizin bir müjdesiyle bitirelim: “Allah’ın bir emri olduğunu kabul ederek, rükûuna, secdelerine, abdestine ve vakitlerine özen göstererek beş vakit namazı kılmaya devam eden kimse cennete girer.”6

1 Buhârî, Mevâkîtü’s-salât, 6. 2 Tirmizî, Tahâret, 1. 3 Ankebût, 29/45. 4 Tâhâ, 20/132. 5 Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 33. 6 İbn Hanbel, IV, 266. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

13.12.2019: LA PRIÈRE: NOTRE EFFORT POUR SE RAPPROCHER DE NOTRE SEIGNEUR..

Très chers croyants!

La prière est une adoration qu’Allah a ordonné par l’intermédiaire de tous les Prophètes. En effet, d’après un célèbre hadith de Notre Prophète, c’est l’un des cinq piliers de l’Islam.

La prière est le symbole de l’orientation de l’être humain vers Allah, avec toute son existence. Donc, c’est en priant que l’Homme peut atteindre le bonheur suprême. C’est lorsque le croyant néglige ses prières qu’il affaibli le lien avec son Seigneur, alors il devient esclave de ses désirs et perdant.

Chers Croyants! Le Musulman présente sa soumission et son affection à Allah, en s’inclinant vers Lui à l’appel de la prière. C’est pourquoi, le moment où le croyant est le plus proche d’Allah c’est lorsqu’il prie. Prier, c’est faire un voyage sacré tout en laissant de côté les précipitations et les problèmes de ce bas-monde. De ce fait, le Prophète a dit: «La clé du Paradis, c’est la prière».

La prière est aussi le remerciement et la reconnaissance du Musulman envers Allah qui crée et qui donne vie, qui offre des bienfaits et qui nourrit, qui protège et qui pardonne.

Très Chers Musulmans! Dans le verset que j’ai lu au début de la Houtbé Notre Seigneur dit: « Récite ce qui t’es révélé du Livre et accomplis la Prière. En vérité la Prière préserve de la turpitude et du blâmable. Le rappel d’Allah est certes ce qu’il y a de plus grand. Et Allah sait ce que vous faites. »

Par conséquent, un Musulman qui donne de la valeur et qui s’applique à la prière est conscient qu’Allah le voit à tout instant et reste à l’écart des incivilités et des violences. Il évite également tout acte contradictoire à la pudeur et à la dignité.

Très Chers Musulmans! Dans le Coran, Allah nous ordonne à tous en s’adressant au Prophète: «Et commande la Prière à ta famille, et fais-la avec persévérance. Nous ne te demandons point de nourriture; c’est nous qui te nourrissons. La bonne fin est réservée aux pieux».

Tous les matins Notre Prophète passait chez sa fille Fatima pour l’inviter à la prière en disant: «Ô gens de la maison, venez à la prière». Nous avons donc le devoir de prier et d’habituer notre famille à la prière.

Chers frères! Finissons notre Houtbé avec une bonne nouvelle de notre Prophète: «Celui qui est assidu aux cinq prières, à leurs inclinaisons, à leurs prosternations, à leurs temps, à l’ablution et sait qu’elles sont des ordres venant d’Allah, rentre dans le paradis».

13.12.2019 Namaz Rabbimize Yakın Olma Çabamız Türkçe Fransızca Hutbe indirmek için TIKLA