Mevlid-i Nebi 24-11-2017 Türkçe Fransızca Hutbe

1

MEVLİD-İ NEBİ
Salât ve Selâm Senin Üzerine Olsun Ey Allah’ın Resûlü! Salât ve Selâm Senin Üzerine Olsun Ey Allah’ın Habibi! Salât ve Selâm Senin Üzerine Olsun Ey Âlemlere Rahmet Nebi!

Kardeşlerim!

Önümüzdeki Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece hep birlikte Mevlid-i Nebi’yi idrak edeceğiz. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed Mustafa (s.a.s) Efendimizin dünyayı teşriflerini bir kez daha coşkuyla kutlayacağız. Geceniz şimdiden mübarek olsun. Yüce Rabbimiz, Resûl-i Ekrem Efendimize duyduğumuz derin hürmet ve muhabbetimizi hiçbir zaman eksik etmesin. Bizleri onun yolundan, sünnet-i seniyyesinden bir an olsun ayırmasın.

Aziz Müminler!

Ümmeti olma bahtiyarlığına erdiğimiz Resûlullah Efendimiz, insanlığa sorumluluk ve görevlerini yeniden hatırlatan son peygamberdir. O bizlere; hayata ve ölüme, maziye ve istikbale dair mümince bir bakışı öğretmiştir. Teslimiyet ve sadakati, hak ve hakikati, insaf ve vicdanı, adalet ve fazileti, sabır ve hoşgörüyü bizzat yaşayarak göstermiştir.

Kardeşlerim!

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ümmeti olarak bizlere düşen ilk vazife, onu doğru tanıyıp doğru anlamaktır. Onu doğru tanıyıp doğru anlamak ise öncelikle yaratılışın gaye ve hikmetini, insanî ve ahlâkî değerleri, onun hayat anlayışını, şefkat ve merhamet yüklü bakışını anlamaktan geçer. Peygamberimizi doğru tanımak, hayat kitabımız Kur’an-ı Kerim’i daha iyi anlamaya vesile olacaktır. Zira Yüce Kitabımız, Peygamberimizle yaşanan bir hayata dönüşmüştür.

Kıymetli Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz, “Andolsun, Allah’ın Resülünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çokça zikreden kimseler için güzel örnekler vardır.”1 buyurmuştur.
Peygamberimiz (s.a.s) de kendisinin rahmet ve tövbe peygamberi olduğunu belirtmiştir. 2 Bu âyet-i kerime ve hadis-i şerif bizlere göstermektedir ki; Peygamberimizi doğru anlamakla birlikte bizlere düşen asıl vazife, onun bizlere yaşayarak öğrettiği Kur’an-ı Kerim’i hayatımıza doğru yansıtmaktır. Peygamber Efendimizin örnekliğini, güzel ahlakını kendimize şiar edinmektir. Onun gibi örnek bir mümin, iyi bir insan olmak için gayret göstermektir. Onun gibi sadakatli bir eş, hayırlı bir evlat, şefkatli bir dede, merhametli bir baba olmaya çalışmaktır. Onun gibi emin bir komşu, candan bir kardeş, vefalı bir akraba olarak tanınmaktır.

Aziz Kardeşlerim!

Bugün insanlık, Peygamberimiz (s.a.s)’in güzel ahlakına, eşsiz örnekliğine her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Zira insanlık, huzursuzluk girdabında, zulüm ve haksızlıkların karanlığında savrulmaktadır. Resûlullah Efendimizin idealleri, varlık ve insan tasavvuru tam olarak kavranamadığı için özellikle İslam coğrafyasında terör, şiddet, savaş ve vahşet kol gezmektedir. Peygamberimizin öldürmeyi değil yaşatmayı esas alan anlayışı bir kenara bırakıldığı için İslam diyarlarında her gün nice insan acımasızca katledilmektedir.

Kardeşlerim!

Bugün Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e karşı yapılabilecek en büyük ihanet, onun mübarek adının bir takım karanlık düşüncelere alet edilmeye çalışılmasıdır. İnsanlığa takdim ettiği yüce değerler kullanılarak güç ve çıkar devşirilmesidir. Mümin gönüllerdeki tertemiz peygamber sevgisi ve muhabbetinin hayasızca istismar edilmesidir. Unutulmamalıdır ki; Peygamberimizin sünneti ve sireti, örnek hayatı, bizlere miras bıraktığı yüce değerler, müminler olarak hepimize emanettir. Rabbimiz, bizleri bu emanetlere sahip çıkan emin kullarından eylesin.

Aziz Müminler!

Bugün yavrularımızı kendilerine emanet ettiğimiz, nesillerimizin yetişmesinde büyük emekleri olan öğretmenlerimizin günüdür. Değerli öğretmenlerimizin gününü kutlarken aynı zamanda yarın da “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu günler vesilesiyle Peygamberimizin ilme, alime ve kadına verdiği değeri asla unutmamalıyız. Üzerimize düşen görev ve sorumluluklarımızı ihmal etmemeliyiz. Hutbemi istiklal şairimizin Peygamberimize yönelik şu dizeleriyle bitirmek istiyorum: Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep, Medyun ona cemiyeti, medyun ona ferdi, Medyundur o masuma bütün bir beşeriyet, Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret!
1 Ahzâb, 33/21.

2 Müslim, Fedâil, 126.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

24.11.2017
Mes frères !

La prochaine nuit qui relira le mercredi soir au jeudi nous allons célébrer tous ensemble Naissance du prophète. Nous allons commémorer encore une fois avec joie la venue pour la miséricorde dans ce monde, de notre Prophète. Que votre nuit soit dés à présent bénie. Qu’Allah protège notre profond respect et l’amour que nous ressentons envers lui. Qu’il ne nous sépare jamais de son droit chemin et de sa vertu.

Chers Croyants !

Pour parvenir à la prospérité d’être l’Ummah de notre Prophète, qui rappelle à l’humanité leur responsabilité et leur devoir. Il nous a appris à regarder de l’œil d’un croyant à la vie et à la mort, au passé et à l’avenir. Il nous a appris en le vivant lui-même la soumission et la fidélité, le droit et la vérité, l’équité et la conscience, la justice et la vertu, la patience et la tolérance.

Mes frères,

En tant qu’Ummah de notre prophète, notre premier devoir est de le reconnaitre et le comprendre correctement et ceux-ci passe d’abord par comprendre le but de la création, les valeurs humaines et morales, la compréhension de la vie et de sa compassion. Connaissant correctement notre Prophète, on sera en mesure de mieux comprendre le Coran. Parce que notre Livre Saint se vie avec nôtre Prophète.

Cher Frère,

Allah dit « En effet, vous avez dans le Messager d’Allah un excellent modèle [à suivre], pour quiconque espère en Allah et au Jour dernier et invoque Allah fréquemment. » Nôtre Prophète à également déclaré qu’il était un prophète de la miséricorde et de la repentance. Avec le verset et le hadis on comprend que notre devoir principal est de vivre le coran comme l’a vécu notre
prophète. C’est prendre son exemple. Faire un effort pour être un bon croyant et une bonne personne comme lui. Et être un époux fidèle, un bon fils, un père ou un grand père compatissant. Et se faire connaître en tant que voisin confiant, frère sincère et une famille loyale comme l’était notre prophète.

Mes chers frères,

Aujourd’hui l’être humain, à besoin plus que jamais de l’inégalable exemplarité et de la bonne vertu de nôtre prophète. Car l’homme, est jeté de toutes parts dans des torrents de tristesse, de violence et d’injustice. S’il y a beaucoup terreur, de violence et de guerre, surtout sur les territoires de pays musulmans, c’est parce que l’idéologie et la pensé sur l’être de nôtre prophète n’est pas exactement bien comprit. Si aujourd’hui il y a plein de massacre dans les pays musulmans, c’est parce que idéal de nôtre prophète « faire vivre l’être humain et non de le tuer » à été mit de côte.

Mes frères,

Aujourd’hui, la plus grande traitrise qu’il peut être fait à l’égare de nôtre prophète est de vouloir utiliser son nom pour de fin obscure. Echanger les valeurs sublimes qu’il nous à transmit pour des fins personnel et politique. C’est aussi exploiter sans remord, l’amour que porte le fidèle sans son cœur en vers le prophète. Il ne faut pas oublier que, toutes ses sounnas, son exemplarités, ça vie et ses valeurs nous ont étaient confié entant que patrimoine à touts les fidèles. Qu’Allah nous permet d’être les fidèles qui seront prendront possession de ce patrimoine.

Cher Frère,

Aujourd’hui, c’est la journée des enseignants dont nous confions nos enfants et qui ont eu une contribution à leurs éducations. Lorsque nous fêtons la journée de nos chers enseignants, je voudrais par cela vous rappeler qu’en même temps demain ce sera la journée de lutte contre la violence envers les femmes. Par ce biais, nous ne devons pas oublier l’importance qu’attribuait notre prophète à la science, aux savants et à la femme. Ne négligeons jamais notre mission et nos responsabilités en tant que croyant.

24-11-2017 Hutbe Mevlid-i Nebi Türkçe Fransızca indirmek için TIKLA