Mevlid-i Nebi 08-11-2019 Türkçe Fransızca Hutbe

2

MEVLİD-İ NEBİ

Muhterem Müslümanlar!

Bugün Cuma; mü’minlerin bayramı. Bu gece Mevlid-i Nebi gecesi; hakkı ve hakikati öğretmek üzere insanlığa İslam’ı getiren, cenneti kazanmamız için her haliyle örneğimiz olan Sevgili Peygamberimiz’in dünyayı teşriflerinin yıl dönümü. Bizleri o güzel Peygamber’e ümmet eyleyen Rabbimiz’e hamd olsun. O’nun âlemlere rahmet ve güven elçisi olarak gönderdiği Peygamber Efendimiz’e, âline ve ashabına salât ü selâm olsun.

Aziz Müminler!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), insanlığı huzura ve kurtuluşa çağıran bir davetçiydi. “Bir mümin neye inanır? Bir Müslüman nasıl yaşar?” sorusunun canlı bir cevabıydı. Sevgi, şefkat, vefa ve cesaret gibi erdemler onun şahsında ete-kemiğe bürünmüştü. Zayıflar ve mağdurlar onunla yeniden insan olmanın şerefini kazanmıştı. Onun merhameti onu yok etmek isteyenlerin bile hidayetine vesile oluyordu. Nitekim, cehaletin ve zulmün esir aldığı, merhametin kaybolduğu bir dönem, onun gelişi ve kutlu mücadelesiyle, ilmin, adaletin ve merhametin aydınlığında asr-ı saadete dönüşmüştür. Değerlerini kaybeden insanlar, onun yolundan giderek, kardeşliğin, erdemin, ahde vefanın, kısaca, güzel ahlâkın örnekleri olmuşlardır.  

Kıymetli Müslümanlar!

Allah Resûlü, “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.”[1] buyurmuştu. Nitekim, İnsanlar Âdem’in çocuklarıdır, Âdem ise topraktandır.”[2] sözüyle, tüm insanların Allah katında eşit olduğunu beyan edip üstünlük ölçüsü olarak takvaya işaret etmişti. Kendisiyle konuşurken heyecanlanıp titreyen birine, “Korkma! Ben de senin gibi kuru et yiyen bir kadının oğluyum.”[3] buyurarak ümmetine tevazuu öğretmişti. Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.[4] şeklinde yakararak, dünyanın geçici nimetlerinden ziyade, Rabbimizin rızasını hedeflemeyi bizlere o öğütlemişti.

 

 

Değerli Müminler!

Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “İçinizden, yüz akı ile  Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için, hiç şüphe yok ki, Allah’ın Resûlünde güzel bir örneklik vardır.”[5]

O halde, Sevgili Peygamberimiz’i daha iyi tanıyalım, onun ahlâkının hayatımıza girmesini sağlayalım. Düşünce dünyamızı ve gönüllerimizi onun zihniyeti ile yönlendirip arındıralım. Zira onu örnek aldığımız ölçüde imanımız ve insanlığımız yücelecek, toplumumuz özlediği güzel günlere kavuşacaktır. İşte o zaman Peygamber Efendimiz’in mevlidi-doğumu, hepimizin dünyasında gerçek yerini alacaktır.

Muhterem Müslümanlar!

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da, Mevlid gecesini takip eden hafta “Mevlid-i Nebi Haftası” olarak idrak edilecektir. Başkanlığımız bu sene, Mevlid-i Nebi Haftası temasını “Peygamberimiz ve Aile” olarak belirlemiştir. Bencilliğin girdabında huzurun kaybolduğu, sevginin maddi kaygılar içerisinde hapsolduğu dünyamızda, en çok da aile zarar görmektedir. Dolayısıyla, hepimiz, sağlıklı ailenin kurulması ve korunmasından sorumluyuz.

 Her konuda olduğu gibi, aile konusunda da en güzel örneğimiz Allah Resûlü’dür. Mevlid-i Nebi Haftası boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle Sevgili Peygamberimizin aile hayatındaki sevgi, şefkat, güven, huzur ve istişare ortamı toplumumuzla paylaşılacak, günümüzde aile kurumunun yaşadığı sorunlara Kur’an ve sünnet ışığında çözümler bulunacaktır.

Bu vesile ile, Mevlid-i Nebi gecemizi tebrik ediyor, haftamızın aziz milletimize ve bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini Rabbimizden niyaz ediyoruz.

 

LA NAISSANCE DU PROPHETE

Très chers musulmans.//

Cette nuit aura lieu la commémoration de la naissance de notre Prophète bien-aimé. Que Dieu soit loué de nous avoir permis de faire partie de sa communauté. Et que la paix soit sur notre Prophète, envoyé comme miséricorde pour l’humanité toute entière.//

Notre Prophète bien-aimé était un homme qui appelait l’humanité à la paix et à la délivrance. Il était l’incarnation des vertus comme l’amour, la compassion ou encore la fidélité. Les plus faibles et les plus démunis avait réacquis l’honneur de devenir des hommes à part entière. En effet, une époque où régnait l’injustice et l’ignorance, où la miséricorde et l’indulgence avait disparu, a, finalement, laisser place, par sa venue et son glorieux combat, à une époque de bonheur, celle du Prophète, où régnait, cette fois-ci, le savoir, la justice, mais encore, la compassion. Ceux qui avaient perdu leurs valeurs, en suivant sa voie, sont devenus des modèles de moralité.

Mes chères frères; Selon un hadith, Dieu envoya le Prophète afin de remettre en place les bonnes mœurs, le bon comportement ». En effet, en proclamant « Les hommes proviennent tous d’Adam, et Adam de la terre », il affirmait, en réalité, l’égalité de tous les hommes face à Dieu et instituait la piété comme seul signe de supériorité. Il avait, par exemple, dit à une personne, qui, à sa rencontre s’était mis à trembler de peur : « N’aie pas peur ! Je suis, tout comme toi, le fils d’une femme qui mangeait de la viande séchée ».

En outre Dieu, le Très-haut, dit dans le Coran : « Vous avez dans le Messager de Dieu, un bel exemple pour celui qui espère en Dieu et au Jour du jugement dernier et qui invoque souvent le nom de Dieu. ». Dans ce cas, mes très chers frères, nous avons tout intérêt à connaitre d’avantages notre Prophète bien-aimé et à laisser entrer son noble caractère dans nos vies. Purifions, donc, nos cœurs par sa pensée, par son état d’esprit. Car, à mesure que nous prendrons exemple sur lui, notre foi et notre humanité s’élèveront ; A mesure que nous prendrons exemple sur lui, la société progressera vers l’idéal. Ce n’est qu’ainsi que la commémoration du Prophète sera réelle et censée.//

Très chers fidèles//

A compter de ce jour, nous célèbrerons durant les 7 prochains jours «la semaine commémorative de la naissance du Prophète». Le ministère des affaires religieuses turc, (c’est-à-dire; Diyanet İşleri Başkanlığı), a choisi, cette année, comme thème «Notre Prophète et la famille». Dans ce monde qui se perd dans l’individualisme et l’égoïsme, c’est « la famille » qui prend le plus de coups. En conséquence, nous devons tous prendre nos responsabilités pour que se fondent et se préservent des familles, pallier essentiel d’une société où l’égoïsme laisse place au partage, et l’individualisme à la Solidarisme.

 

[1] İbn Hanbel, II, 381.

[2] Tirmizî, Menâkıb, 74.

[3] İbn Mâce, Et’ime, 30.

[4] Müslim, Zikir, 72.

[5] Ahzâb, 33/21. (Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü)

Hutbe-Mevlid-i-Nebi-08-11-2019-Turkce-Fransizca indirnek için TIKLA