İnsan, İman ve Hayat 03 Ocak 2020 Türkçe Fransızca Hutbe

117

İNSAN, İMAN VE HAYAT

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimelerde Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik. Ancak iman edip yararlı işler yapanlar müstesna! Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.”1

Hadis-i şerifte ise Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Allah’ı Rab, İslâm’ı din, Muhammed’i peygamber olarak gönülden benimseyen kimse imanın tadını almış olur.”2

Aziz Müminler!

Yerlerin ve göklerin yegâne sahibi olan Yüce Allah, insanı mükemmel biçimde yaratmıştır. Ona, doğru ile yanlışı ayırt edecek bir akıl, iyilik yolunda rehberlik edecek bir vicdan vermiştir. Bu sebeple, güçlü, irade ve sorumluluk sahibi bir varlık olarak insan, kâinatın gözbebeğidir.

İnsanı yoktan var eden, onu yediren, içiren ve koruyan Allah Teâlâ’nın ondan istediği ise iman etmesi ve güzel işler yapmasıdır. Yani insanın varoluş sebebi, bir kul olarak, emaneti yüklenip dünyayı insanlık için huzurlu, adil ve yaşanabilir bir yuva kılmaktır.

Kıymetli Müslümanlar!

İnsanoğlu son derece üstün niteliklere ve ayrıcalıklı yeteneklere sahiptir. Bunlar sayesinde  iyiliğe niyet edip hayatı iyi yönde idare edebilir. Ama kötülüğü isteyip dünyaya zulüm de yayabilir. Bu yüzden Rabbimiz, insanı başıboş bırakmamıştır. O her an görür, gözetir, yönetir. Rabbimiz, insanın hayatta yalnız, nimetsiz ve yardımsız kalmasına da izin vermemiştir. Cenâb-ı Hakkın bizlere en büyük desteği ise peygamberi ve kitabı aracılığıyla yol göstermesidir.

Değerli Müminler!

Allah’ın, insanlığa bir rehber ve kurtuluş vesilesi olarak gönderdiği, akıl sahiplerini peygamberimizin getirdiği ilkeleri kabule davet eden ilâhî kanuna din denir. Din, ilk insanla birlikte var olmuş ve son güne kadar da var olacaktır. Bu cuma vakti, bu mübarek mescitte buluşan müminler olarak hepimiz biliyoruz ki, “Kuşkusuz Allah katında din İslâm’dır.”3 Kıyamete kadar bütün insanlık, Sevgili Peygamberimize ümmet olmakla, onun davetine icabet etmekle mükelleftir. Zira

 

“Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, bilsin ki bu ondan kabul edilmeyecek ve o âhirette ziyan edenlerden olacaktır.”4

İnsanın sorularına cevap alabileceği, sorunlarına çözüm bulabileceği en sağlam bilgi kaynağı dindir. Bu davete uyarak iman eden kimse, hayatının en doğru kararını vermiş demektir. Zira Müslüman olarak şeref bulmuştur. Herhangi bir zorlama olmadan, kendi tercih ve arzusuyla Allah’a yönelmiştir. İçten bir bağlılıkla O’nun emir ve yasaklarını kabul etmiştir. Artık ondan, bu imanın gereklerini yerine getirmesi, mümince yaşaması beklenir.

Değerli Müslümanlar!

İslâm, eşsiz bir inanç, ibadet ve ahlâk sistemidir.

diyerek kelime-i şehâdet getirmek, dünya ve ahiret için inanç,  umut  ve mutluluk kapılarını açmaktır. Bu kapıdan gire n kimse, itinayla dinin direği ve kalbin nuru olan namazını kılar. Aşk ve sabırla orucunu tutar. Oruç ki nefsin ve şeytanın esiri olmaktan bizi koruyan kalkandır. İhlas ve keremle zekâtını verir. Zekât ki geçici dünya malını, ebedi kazanca ve kardeşliğe dönüştürü rSadakat ve teslimiyetle . haccını eda .eder

İslâm’da ibadetlerin amacı, insanın kendisiyle, Rabbiyle ve diğer bütün varlıklarla sağlıklı bir iletişim kurmasını sağlamaktır. Bu sebeple her bir ibadet, güzel ahlâk ile tamamlanmayı bekler. Müslümanca bir hayat ibadetlere olduğu gibi ahlâkî ilkelere de sahip çıkmakla yaşanır. Hakkı korumak ve zulme izin vermemek, merhameti yaşatmak ve şiddete engel olmak, Müslüman olmanın vazgeçilmez gereğidir. Adalet, dürüstlük,        tevazu  ve        cömertlikle hayata            bereket katmak, Müslüman’ın asli kişiliğidir. Unutmayalım ki, aklını hakka, kalbini hayra imkânlarını yararlı işlere bağlayanlar, imanın gereğini yerine getirmiş olurlar.

 

L’HOMME, LA FOI ET LA VIE

Chers musulmans!

Notre Seigneur déclare: «Très certainement, Nous avons créé l’homme en la plus belle stature. Ensuite, Nous l’avons renvoyé au plus bas des bas, sauf ceux qui croient, et en font œuvres bonnes: car à eux, un salaire jamais interrompu».

Et notre Prophète bien aimé dit: «A connu le goût de la foi, quiconque a accepté Dieu comme Seigneur, l’Islam comme religion et Mohammad comme Messager de Dieu».

Chers croyants!

Allah a créé l’Homme à partir de rien, Il l’a nourri, lui a donné à boire et l’a protégé. Seulement, Il lui demande d’avoir la foi et d’accomplir des tâches bienveillantes. L’être humain accepte cet appel, endosse les consignes et promet de faire de la terre un endroit serein, juste et vivable.

Chers Musulmans!

L’être humain possède d’excellentes qualités et compétences. Grâce à cela, il peut gérer la vie correctement mais il peut aussi vouloir le mal et vivre sous l’oppression. C’est pour cela qu’Allah ne nous laisse pas à la dérive. Il est avec nous chaque instant. Son plus grand soutien c’est de nous montrer la bonne voie par l’intermédiaire de son Prophète et du Coran.

Chers Croyants!

La religion est une source d’information dans laquelle l’homme peut trouver des réponses à ses questions et des solutions à ses problèmes.

Répondre à l’appel de la religion par la foi, serait de prendre la meilleure des décisions, il est honoré.

Chers Musulmans!

L’Islam est, à la foi, un système unique de croyance, de culte et de morale.

(J’atteste qu’il n’a pas de divinité en dehors de Dieu et j’atteste que Mahomet est le Messager de Dieu.)

Prononcer la chahada (le témoignage) c’est ouvrir les portes de la foi, de l’espoir et du bonheur dans ce monde et dans l’au-delà. Celui qui entre par cette porte, prie avec soin, jeûne avec amour et patience, paie l’aumône avec sincérité et fait son pèlerinage avec loyauté et soumission…

Chers frères!

Sachons que le but de l’adoration dans L’Islam est d’assurer une communication saine avec soi-même, son Seigneur et tous les autres êtres. C’est pour cette raison, qu’une vie musulmane peut uniquement être vécue en protégeant les principes moraux tout autant que le culte. Protéger le droit, maintenir la compassion et prévenir la violence… Voilà les devoirs indispensables du croyant. Ajouter de l’abondance dans la vie avec justice, honnêteté, humilité et générosité… Voilà la personnalité essentielle du musulman.

1 Tîn, 95/4-6.

2 Müslim, Îmân, 56.

3 Âl-i İmrân, 3/19.

4 Âl-i İmran, 3/85. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

insan-iman-ve-hayat-03-01-2020-Turkce-Fransizca-Hutbe indirmek için TIKLA