Hayat, Ölüm ve Ahiret 07 Şubat 2020 Türkçe Fransızca Hutbe

140

HAYAT, ÖLÜM ve ÂHİRET

Muhterem Kardeşlerim!

Okuduğum âyet-i kerimede Rabbimiz, şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, ve herkes, yarın için ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”1

Değerli Müminler!

Bir cuma günü, Peygamberimiz minberde iken bir adam mescide girdi, onun konuşmasını kesti ve ‘kıyamet ne zaman kopacak?’ diye sordu. Adam aynı soruyu üç kez tekrarladı. Hz. Peygamber, o anda değil de, namazı kıldırdıktan sonra, “Kıyamet için ne hazırladın?” dedi. O adam, “Benim çok fazla amelim yok. Ancak ben Allah’ı ve Resûlü’nü gerçekten seviyorum.” dedi. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz, “Kişi sevdiğiyle beraberdir, sen de sevdiğinle beraber olacaksın.” diye müjdeledi.2 Bundan anlıyoruz ki, kıyametin ne zaman kopacağından çok daha önemli olan, bizim ona ne kadar hazır olduğumuzdur.

Kardeşlerim!

Öldükten sonra dirilmeye, mahşere, hesaba, âhiret gününe iman etmek, dinimizin temel esaslarından biridir. Ancak hayatın anlamını bilmeyen, ölümü ve ölüm ötesini, yeniden dirilişi, kıyameti ve hesabı da anlayamaz.

Kardeşlerim!

Dünya hayatı, ebedî olan âhiret hayatına giderken konakladığımız geçici bir menzildir. Bizler, âhiretimizi bu dünyada kazanacağız. Dünya bir imtihan yeridir. Ahiret ise, hesap, mizan, cennet ve cehennem aşamalarıyla, hakikatin ve mutlak adaletin yeridir. Orada, dünyada iken yaptığımız her hayrın, işlediğimiz her günahın karşılığını göreceğiz. Kimseye de haksızlık yapılmayacaktır.

          Bu şuurla hayatını tanzim eden bir kişi, kendini sürekli olarak hesaba çekecektir. Allah’ın huzurunda vereceği hesabı düşünecek, haramdan, kötülükten uzak durmaya çalışacaktır. Kötülüğe karşı ve iyilikten yana olmak için çaba harcayacaktır. Bu anlayışın yerleştiği bir toplum da, elbette, barış, huzur ve güven toplumu olacaktır.

Kardeşlerim!

Mizanda salih ameli ağır basanlar, ahirette kurtuluşa erecekler, iyilikleri hafif gelenlerse, kendilerine yazık etmiş olacaklardır. Unutmayalım ki; cennet bahçesinin tohumunu bu dünyada ekiyoruz. Cehennem ateşini de yine bu dünyadan götürüyoruz.

Sevgili kardeşlerim!

Hesap gününde hiçbir şeye itiraz etme hakkımız olmayacaktır. Zira karşımıza çıkan sadece kendi işlediklerimizdir. Allah Teala bu konuda şöyle buyuruyor: “Artık amel defteri ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, ‘Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!’ dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.”3

O günü yine Rabbimizden dinleyelim: “Kişinin kardeşinden, anasından, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün, kulakları sağır eden şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün, herkesin kendini meşgul edecek bir işi olacak. O gün birtakım yüzler var ki, pırıl pırıl parlayacak, gülüp-sevinecekler. O gün nice yüzler de var ki, toz toprak içinde olacaklar, onları bir siyahlık bürüyecektir. İşte onlar kâfirlerdir, günaha dalanlardır.”4

Kardeşlerim!

Dünya pazarında hiçbir şey karşılıksız verilmezken, ebedî âlemde vaat edilen nimetler, çalışmadan, hazırlanmadan kazanılabilir mi? Mademki ölüm var, ahiret var, hesap var, cennet var, cehennem var; öyleyse ölüme, ahirete ve hesaba hazır olalım! Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekelim!

Hutbemizi Kitap’tan ve Sünnet’ten birer dua ile bitirelim: “Allah’ım! Bize dünyada de iyilik ver, âhirette de; ve bizi cehennem azabından koru!”5 “Allah’ım! Ebedî yaşayacağım ahiret hayatımı benim için hayırlı eyle! Hayatı her türlü iyiliği artırmama vesile kıl! Ölümü de her türlü kötülükten kurtuluşuma vesile eyle!”6

LA VIE, LA MORT ET L’AU-DELA

Chers Musulmans,

Notre Seigneur nous dit dans le noble Coran : « O Croyants! Craignez Allah. Que chaque âme voit bien ce qu’elle a avancé pour demain. Et craignez Allah, car Allah est parfaitement Connaisseur de ce que vous faites. »

Chers Croyants,

Notre Prophète en réponse à un homme qui lui a demandé trois fois: « Quand est-ce que l’apocalypse (c’est-à-dire kıyamet) parviendra? » a dit: « Qu’avez-vous préparé pour l’apocalypse ? »

Chers Frères,

Croire en la résurrection, au Grand Rassemblement, au Jugement Dernier et à la vie après la mort font parties des fondements de notre religion. Cependant, ceux qui ne connaissent pas le sens de la vie ne peuvent pas comprendre la mort, l’au-delà, l’apocalypse et le Jugement Dernier.

Chers Croyants,

La vie terrestre est juste une étape temporaire sur le chemin vers la vie éternelle. Notre but est de gagner notre vie éternelle dans ce monde terrestre. La vie terrestre est une épreuve. L’au-delà est le lieu de la vérité et de la justice absolue. C’est là-bas que nous aurons la récompense de chaque bien et mal que nous aurons fait sur Terre. Aucune injustice ne sera faite à personne.

Une personne qui organise sa vie avec cette conscience va constamment se remettre en question. Il pensera au Jour du Jugement et essayera de rester loin des interdictions d’Allah. Il fera des efforts pour contrer le mal et faire des bonnes œuvres. Une société dans laquelle cette compréhension est établie sera, certainement, une société de paix et de confiance.

Chers Frères,

Nous n’aurons pas le droit de contester le jour du Jugement.

Car nous ne rencontrerons que nos propres actions. Allah dit à ce sujet :« Et on déposera le livre (de chacun). Alors tu verras les criminels, effrayés à cause de ce qu’il y a dedans, dire : « Malheur à nous, qu’a donc ce livre à n’omettre de mentionner ni petit ni grand péché ?» Et ils trouveront devant eux tout ce qu’ils ont œuvré. Et ton Seigneur ne fait du tort à personne. »

Ecoutons encore Notre Seigneur à propos de ce Jour-là :

« Mais lorsque surviendra le Fracas, le jour où l’homme fuira son frère, sa mère, son père, sa compagne et ses enfants, car chacun d’eux, ce jour-là, se préoccupera de son propre sort ; ce jour-là, il y aura des visages rayonnants, souriants et joyeux ; mais il y aura aussi, ce jour-là, des visages terreux et tout enveloppés de ténèbres… »

Chers Musulmans,

Une vie heureuse sans fin ne peut être acquise qu’en travaillant. Puisqu’il y a la mort, il y a un Jugement, il y a le Paradis et l’Enfer ; Alors soyons prêts pour la mort, l’au-delà et le Jugement ! Jugeons nos actes par nous-mêmes avant d’être jugé par Allah ! Ne gâchons pas notre vie éternelle à cause du profit de ce bas-monde.

1 Haşr, 59/18.

2 Tirmizî, Zühd, 50.

3 Kehf, 18/49.

4 Abese, 80/33-42.

5 Bakara, 2/201.

6 Müslim, Dua, 71.

Hayat Ölüm ve Ahiret 07 Şubat 2020 Türkçe Fransızca Hutbe indirmek için TIKLA