Halis Niyet ve Samimiyet 19 Haziran 2020 – Türkçe Fransızca Hutbe

190

HALİS NİYET VE SAMİMİYET

Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam’da imanın ve ibadetin kabulü halis niyete ve samimiyete bağlıdır. Zira niyet her işin başıdır. Cenab-ı Hakkın rızasını kazanma arzusudur. Samimiyet ise, inancın ve amelin yalnızca Allah’a has kılınmasıdır. İnsanın içiyle dışının bir olmasıdır.

Aziz Müminler!

Niyet ve amel, birbirini tamamlayan ruh ve beden gibidir. Namazı fiziksel hareketten, orucu aç ve susuz kalmaktan, haccı ve umreyide seyahatten ayıran şey niyettir.

Rabbimiz hutbenin başında okuduğum ayet-i kerimede mealen şöyle buyuruyor: “Biz bu kitabı sana gerçeğin bilgisi olarak indirdik. Öyleyse samimi bir inançla ve bağlılık göstererek sadece Allah’a kulluk et.”1 Her mümin bu ayet gereğince yalnızca Allah’a kulluk eder ve sadece O’ndan yardım ister. Evet; her mümin ibadetlerinde samimidir. Şöyle ki; diliyle, bedeniyle ve gönlüyle Rabbinin nimetlerine şükreder. O’nun büyüklüğü karşısında kendi acizliğini itiraf eder. Şu ayetin manasını her zaman gönlünde hisseder: “De ki, şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”2

Mümin çevresine karşı da samimidir. Ailesiyle, akrabasıyla, komşularıyla iyi ilişkiler geliştirir. Güler yüzlü, doğru sözlü ve alçak gönüllü olur. Vefalı ve yardımseverdir. Güveni ve dürüstlüğü yaygınlaştırır. Vahdetin yanında olur, fitnenin karşısında durur.

Değerli Müminler!

Peygamber Efendimiz de bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Allah, ancak samimiyetle ve sadece kendi rızası gözetilerek yapılan amelleri kabul eder.”3

Evet! Ameller, niyetlere göre kıymet kazanır. Herkes yaptığının karşılığını niyetine göre alır.4 Samimiyetsiz işlerin Allah katında hiçbir değeri yoktur. Unutmayalım ki, imanın ve ibadetin lezzetine ve Cenab-ı Hakkın rızasına ancak halis bir niyetle ve samimiyetle varılır.

Hutbemi Sevgili Peygamberimizin bize öğrettiği şu duayla bitiriyorum: “Ey her şeyin Rabbi olan Allah’ım! Beni ve ailemi dünya ve âhirette her an sana samimiyetle bağlı kıl.”5

 La bonne intention et la sincérité (19.06.2020)

Chers musulmans !

L’acceptation de la foi et de l’adoration en Islam dépend de l’intention et de la sincérité. En effet, l’intention est le début de tout. L’intention est le désir de gagner la satisfaction d’Allah. Quant à la sincérité, elle est faite de foi et d’actes rendus exclusivement à Allah. Et la sincérité, c’est le fait d’être en bonne harmonie avec soi-même ; c’est-à-dire l’ajustement harmonieuse de l’intérieur à l’extérieur d’une personne avec son environnement.

Chers croyants !

L’intention et les actes sont comme l’âme et le corps. C’est l’intention qui distingue la prière de l’activité physique, le jeûne de la faim et de la soif et le pèlerinage du voyage. Allah, Exalté soit-Il, nous dit dans le Coran : « Nous t’avons fait descendre le Livre en toute vérité. Adore donc Allah en Lui vouant un culte exclusif »1. Chaque croyant croît en ce verset de tout cœur, n’adore seulement Allah et ne demande que l’aide de Lui.

Le croyant est sincère dans ses adorations : il sent la Grandeur d’Allah à chaque instant. Il adore avec ce sentiment. Il vit constamment selon le sens de ce verset : « [O Muhammed !] Dis : « En vérité, ma prière, mes actes de dévotion, ma vie et ma mort appartiennent à Allah, Seigneur de l’Univers ».2

 Le croyant est également sincère avec son entourage. Il s’entend bien avec sa famille, ses proches et ses voisins. Il est souriant, véridique et humble. Il est loyal et serviable. Il favorise la confiance et l’honnêteté. Il se tient au côté de l’unité et la solidarité et rejette le trouble et le désordre.

Mes chers frères !

Notre prophète nous dit dans un hadith : « Certes Allah n’accepte comme acte que ce qui est fait sincèrement pour Lui et ce par quoi on recherche Son visage ».3 Effectivement, les actes ne valent que par les intentions. Chacun obtient la rétribution de son acte selon son intention4. Les œuvres insincères n’ont aucune valeur auprès d’Allah. N’oublions pas que, l’apaisement dans la foi et l’adoration, et l’agrément d’Allah ne seront atteints qu’avec une intention sincère et véritable.

 

1 Zümer, 39/2.

2 En’am, 6/162.

3 Nesâî, Cihâd, 24.

4 Buhâri, Bed’ül vahy, 1; Müslim, İmâre, 155.

5 Ebû Dâvûd, Vitr, 25.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Halis Niyet ve Samimiyet 19 Haziran 2020 – Turkce Fransizca Hutbe indirmek için TIKLA