GÜNEY AFRİKA’DA BİR HAFTA… (Gönüllülerin Dilinden)

178

GÜNEY AFRİKA’DA BİR HAFTA… (Gönüllülerin Dilinden)             

              Türkiye Diyanet Vakfı’nın önemli çalışmalarından biri de başta Afrika ülkeleri olmak üzere suya ihtiyaç duyulan fakir bölgelerde din, dil, ırk ve renk gözetmeden ‘Bir Damla Hayat’ adlı su kuyusu projesi hizmetidir.
              Avrupa’daki vatandaşlarımızın hayra olan teveccühünü gördüğümüz için Su Kuyusu projelerini başlattık. Bu projeye Forbach Selimiye Camii Hayırseverlerinden 2 su kuyusu bedeli ve Farebersviller Hicret Camii hayırseverlerinden de 1 su kuyusu olmak üzere Strazburg bölgesinden toplam 3 su kuyusunun açılışları planlandı. Milletimizin nerde bir mazlum varsa onun için koşuşturmasına tekrar şahit olduk ve gururlandık. Hizmete sunulacak kuyuların açılışınada din görevlileri Mehmet Tahir ASLAN ve Mehmet DOĞRUÖZ hocalarımız katıldı. Gönüllü olarakta Mustafa GELDİ ve Bekir KESKİN’de açılış ekibine katıldılar.
              Ve heyecanla 04.11. 2020 tarihinde gönüllülerimizle yola koyulduk. Bilmediğimiz bambaşka bir diyara, farklı bir kıtaya 12 saatlik bir uçuşla ulaştık. Zimbabwe‘nin başkenti Harare‘de bizleri Türkiye Diyanet Vakfı bölge gönüllüsü Zimbabwe‘li kardeşlerimiz karşıladı. Sıcak ve samimi karşılamalarına karşılık kendimizi evimizde gibi hissettik. Ülkemize ve milletimize olan bakışları sevgi ve takdirin birer nişanesi gibiydi. İkamet edeceğimiz yerde Türkiye Diyanet Vakfı bölge sorumluları Oğuzhan ADSIZ ve Burak İNCE ile tanıştık.
              Gönüllülerimizle ilk gün dört kuyunun açılışını yaptık. Bunlardan ikisi Forbach Selimiye Camii Hayırseverleri adına yapılan su kuyusu, diğeri de Farebersviller Hicret Camii Hayırseverleri adına yapılan su kuyusu bir diğeri de Türkiye’deki hayır severler adına yapılan su kuyusu oldu.
              Açılış yapılan bölgelerde bizi yerel halk ilahilerle, yerel halk oyunlarıyla ve şarkılarıyla karşıladılar. Sevinç ve mutluluk had safhadaydı. Coşku yüreklerden dillere, yüzlere ve hareketlere yansıyordu. Bir yandan kuyuların açılış sevinci, diğer yandan hediyeler yüzlerinde umuda dillerinde ise duaya dönüşüyordu.
              Gönüllülerimizle İkinci günde üç kuyunun daha açılışına katıldık. Bunların birinde eski bir milletvekili karşıladı bizi. Coşkulu konuşmalar yaptı memnuniyetini her fırsatta dile getirdi. Beraber Taleal Bedru ilahisi, İstiklal Marşımızı ve Shonaca yazılan İstiklal Marşı büyük bir coşkuyla okundu. Bir başka kuyu açılışında ise Zimbabwe’nin Endüstri ve Sanayi bakanı Dr. Nzenza SEKAI hanım da katıldı. Gönüllülerimize, hayrı gerçekleştiren kişilere ve milletimize teşekkürlerini ifade eden konuşmalar yaptı. Bizde, kendilerine milletimizin selamlarını ilettik ve bizlere olan teveccühlerinden dolayı kendilerini evlerinde hissettiklerini ifade edip kendilerine teşekkürlerimizi ilettik. Ayrıca kendisine Vakfımızın sloganı olan “Dünyayı iyilik değiştirecek” sözüyle tüm muhtaç insanlara iyilik yapmayı şiar edindiğimizi ilettik. Bakan beş altı tane hamile kadını açılış alanına getirip bir şeyler söyledi, ardından kalabalıktan alkışlar ve sevinç çığlıkları yükseldi. Durumu sorduğumuzda şöyle cevap verdiler: ” Burada kirli sudan bulaşan kolera hastalığı var ve bazı çocuklar bundan dolayı hastalanıp ölüyorlar. Bakan hanım da o hamile kadınlara; ‘artık çocuklarınız ölmeyecek çünkü bu açılan kuyular son derece temiz kuyulardır.’ demişti.”
              Hayırseverlerin bu gönül coğrafyalarına açtırdığı kuyuların ne kadar değerli ve yerinde olduğunu bir kez daha hissettik ve anladık. İkinci gündeki üçüncü kuyumuzu da Kur’an-ı Kerim ve dualarla açılışını gerçekleştirdik.
              Üçüncü gün saat 05:00 civarı erkenden yola çıktık Zimbabwe‘nin başkenti Harare‘den yaklaşık 366 km güneybatısında yer alan Bulawayo şehrine geldik. Orada da sevgiyle karşılandık. Su kuyularının açılışını gerçekleştirirken bizimle beraber gelen vakfımız için gönüllü olarak çalışan Asaf adlı öğretmenin konuşmaları dikkatimi çekti. Ne konuşuyor? diye sorduğumda bana şöyle söylendi: “İslam’ın barış ve merhamet dini olduğunu; bu dine samimi bağlı olanların; ırk, din, dil ve renk ayrımı yapmadan su veya açlık sıkıntısı yaşayan herkese yardım ettiğini ve aynı zamanda bu suyun parasız olduğunu ve herkesin kullanabileceğini ifade ediyordu.” Bu cevabın ardında içimde tarifsiz bir mutluluk yaşadım. Diğer bir kuyuya geçtiğimizde sanki bir kuyu değil de bir barajın açılışı olacak gibi bir hazırlık gördük. Daha sonra oranın bölge bakanı açılışa katıldı. Zimbabwe’nin yerel ve ulusal kanalları da orada canlı bağlantılar gerçekleştirdiler. Gerek bakan hanımın konuşmaları gerekse vakfımızın temsilcisinin konuşmaları büyük alkışlarla kesiliyordu. Açılıştan sonra bizi makamına davet eden bakan hanım bizden kuyu açılışlarının devamını istedi ve aynı zamanda eğitim ve sağlık alanlarında ihtiyaçların olduğunu ifade etti. Buradaki son su kuyusunu da ezan, Kur’an-ı Kerim ve dualarla açıp tekrar yola çıktık. Toplam 10 kuyunun açılışını yapmanın bahtiyarlığını ve yaklaşık 50 bin suya muhtaç insanı suya kavuşturmanın mutluluğunu yaşadık.
              Dördüncü günde tekrar erkenden kalkıp yetimhaneleri ziyarete başladık. Karşılaştığımız manzaralar bizi derinden üzüyordu. Bir çoğunun ayağında ayakkabısı yoktu. Ancak %10’nun yatağı vardı. Diğerlerinin yatağı caminin yataksız, yastıksız ve yorgansız sert zeminiydi. Bizimle gönderilen bir miktar nakdi yardımları 500 gıda paketine dönüştürmüştük. Bu 500 gıda paketinden 450’sini bu yetimhanelerde dağıttık. Fakir 50 aileye de kalan paketleri ulaştırdık.
              Beşinci günümüzde uzak bir köye gittik. Bizi karşılayan yaklaşık 150 çocuğa bayrağımızın (hilal ve yıldız) basılı olduğu balonları ve yanımızda getirdiğimiz şekerleri ve hediyeleri dağıttık. Onlar da buna karşılık her bir ağızdan “Teşekkürler Türkiye!” sloganlarıyla cevap verdiler.
              Altıncı gün T.C. Harare Büyükelçimiz Hakan KIVANÇ beyi ziyaret ettik ve bizleri sevgi ve içtenlikle karşıladı. Burada çalışan YTB destekli Türkiye’de yedi yıl eğitim gören bir kardeşimiz de bizi karşıladı ve tekrar ülkemizin yaptığı çalışmalara hayranlık duyduk. Ardından dönüş yolu için hazırlıklara başladık.
              Ve yedinci gün yani 11. 11. 2020 Perşembe günü ardımızda sevgi, muhabbet ve dostluklar bırakarak dönüş yoluna girdik ve tekrar ikamet ettiğimiz yerlerimize ulaştık.
Üzerimizde büyük bir etki bırakan bu yolculuğumuz; üzerimize milletlerin kardeşliğine hayata ve umuda dair bir çok artı bırakarak bitti.
              Organizasyonları teşvik eden başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’mızdan, Diyanet İşleri Başkanlığı’mızdan, Türkiye Diyanet Vakfı’ndan, T.C. Harare Büyükelçilği’nden, Din Hizmetleri Ataşeliği‘mizden, DİTİB Dernek yöneticilerimizden, Din Görevlilerinden, Gönüllü olarak bu hizmeti yürüten gerek Türkiye’den gerek Avrupa’dan ve gerek Zimbabwe’den katılan ve hizmet eden kardeşlerimizden ve bu projelerin oluşması için nakdi olarak destek veren özellikle hayırsever kardeşlerimizden ve milletimizden Rabbim her daim razı olsun. Onlara canı gönülden çok teşekkür ediyoruz.
              Başka Hizmetlerde Buluşmak Dileğiyle…

Mehmet Tahir ASLAN
(Forbach Selimiye Camii Din Gönüllüsü) 
12. 11. 2020