Güneşin Doğduğu En Hayırlı Gün Cuma 01-12-2017 Türkçe Fransızca Hutbe

1

GÜNEŞİN DOĞDUĞU EN HAYIRLI GÜN: CUMA

İslam’ın şeâirinden olan Cuma namazını eda etmek üzere bu kutlu mabette bir araya gelen aziz kardeşlerim! Cumanız mübarek, gününüz hayırlı olsun!

Yine böyle bir Cuma günüydü. Peygamber Efendimiz (s.a.s), günlerce süren meşakkatli hicret yolculuğunda nihayet Medine’ye yaklaşmıştı. Medine’nin yakınında bulunan “Rânûnâ” denen yere ulaştığında öğle vakti girmişti. Rahmet Elçisi, coşkuyla kendisini karşılamaya gelen kalabalığa hutbe irad etti ve ilk Cuma namazını kıldırdı. Bu hutbede Peygamberimiz (s.a.s), ashabı nezdinde hepimize şöyle buyurdu: “Kendiniz gitmeden önce âhirete salih ameller gönderiniz. Allah’a yemin olsun ki, her biriniz dünyaya veda edeceksiniz. Sonra Allah, ‘Resûlüm sana dinimi tebliğ etmedi mi? Sana mal vermedim mi? İmkan bahşetmedim mi? Dünyadayken ahiretin için ne hazırladın?’ diye soracak… Öyleyse herkes gücü nispetinde kendini cehennem ateşinden korusun. Yarım bir hurmayı infakla ya da güzel bir sözle dahi olsa bunu yapsın.”1

Kardeşlerim!

Bugün Cuma. Bugün haftalık bayram günümüz. Bizler, her Cuma büyük bir sevinç yaşarız. Tarifi imkansız bir coşku ve heyecanın tadına varırız. Zira Cuma, haftalık dirilişimize, hayata yeniden tutunmamıza vesile olan müstesna bir gündür. Cuma, hayatın türlü hengâmesinde bunalan ruhlarımızın sükunete kavuştuğu gündür. Türlü zorluklar içinde bitap düşen gönüllerimizin durulup kendini bulduğu kıymetli bir zaman dilimidir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Cuma günü ezan okunduğunda namaz için koşun ve alışverişle meşguliyeti bırakın. Bilesiniz ki bu, sizin için daha hayırlıdır.”2 buyurmuştur. Bu yönüyle Cuma, gündelik meşgalelerden, her türlü dünyevi kaygıdan sıyrılarak Yüce Allah’ın huzuruna duruşumuzun adıdır. Nasıl ki günde beş vakit namazımızda Rabbimize olan teslimiyet ve sadakatimizi gösteriyorsak Cuma namazında da bu kararlılığımızı perçinleriz. Her Cuma kulluk ahdimizi yenileriz.
Hafta boyunca yaptığımız ibadet ve iyiliklerimizi bu buluşmada Rabbimize adeta yeniden arz ederiz.

Aziz Kardeşlerim!

Bizim için bir muhasebe zamanıdır Cuma. Gidişatımızı yeniden gözden geçirme, bilerek ya da bilmeyerek yüklendiğimiz günahlardan arınma anıdır. Cuma, duaların geri çevrilmeyeceği bilinciyle Allah’a yakarışın, O’nun engin rahmeti ve merhametine sığınmanın tam da vaktidir. Birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve muhabbetimizi gür bir sedayla haykırdığımız gündür Cuma. Bizler, genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle Cuma namazında aynı inançla, aynı niyetle, aynı ideallerle camilerimizde toplanırız. Peygamber makamı bu minberlerden yankılanan hutbeleri can kulağıyla dinleriz. Sevincimizle hüznümüzle yeniden kaynaşırız. Hep birlikte Allah’a kul olmanın, kardeş olmanın, paylaşmanın, dayanışmanın hazzını iliklerimize kadar yaşarız.

Aziz Müminler!

Peygamberimiz (s.a.s)’in ifadesiyle güneşin doğduğu en hayırlı gündür Cuma.3 Bu yüzdendir ki Cuma, Yüce Dinimiz İslam’ın sembollerinden biridir. Cuma rahmettir. Cuma berekettir. Cuma huzurdur. Şu kadar var ki; inancımızda her bir saniyemiz, her bir günümüz değerlidir. Çünkü zamanı yaratan da, bizlere emanet olarak lütfeden de Yüce Rabbimizdir. Ve Allah katında zamana ne atfedildiğinden, günlerin nasıl isimlendirildiğinden daha önemlisi vaktin nasıl değerlendirildiğidir. Her bir nefesimizi Rabbimizin rızası doğrultusunda tüketip tüketmediğimizdir. Kısacık ömür sermayemizi ebedi bir kazanca dönüştürüp dönüştüremediğimizdir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz “Kara Cuma” ifadesi, müminler olarak hepimizi rahatsız etti. Zira bizim inancımızda bütün günler Allah’ındır. Her günün sabahı, aydınlık bir geleceğe uyanıştır. Bir inancın sembolünü hedef alan ve mensuplarını yok sayan böylesi saygısız ifade ve yaklaşımların bizim geleneğimizde yeri yoktur. Bir dinin kutsalının çılgınca ve sınırsızca bir tüketim anlayışına alet edilmesi asla kabul edilemez bir durumdur.

Kardeşlerim!

Zihinlerde olumsuz bir algı oluşmasına sebep olacak bu tür gayretler karşısında müminler olarak bizlere düşen, dinimize ve değerlerimize sımsıkı sarılmaktır. Bugün insanlığa karşı en önemli görevimiz, Yüce Dinimiz İslam’ı, hidayet rehberimiz Kur’an’ı, Âlemlere Rahmet Peygamberimizi en iyi şekilde temsil etmektir, doğru tanıtmaktır. Unutmayalım ki biz bu uğurda gayret ettiğimiz müddetçe Allah’ın yardımı da bizimle beraber olacaktır.

01.12.2017
Vendredi : Le lever du soleil du jour le plus bénéfique. C’était un Vendredi comme celui-ci. De son difficile voyage hégirien durant des jours, Notre Prophète (sws) s’était enfin approché de Médine. Lorsqu’il atteint le lieu proche de Médine, nommé “Rânûnâ”, l’heure de la prière de la mi-journée était arrivée. Le Messager de la miséricorde, a fait bénéficier au peuple l’accueillant avec joie d’une Khoutba et a fait effectuer la première prière du Vendredi. Lors de cette Khoutba Notre Prophète près de ses compagnons nous ordonna à tous : “Œuvrez à votre salut avant votre départ éternel. Vous savez par Allah que chacun d’entre vous est appelé à mourir. Après Allah vous demandera, “Mon Messager n’est-il pas venu t’apporter Mon Message ? Ne t’ai-Je pas accordé des biens et comblé de Mes bienfaits ? Qu’as-tu donc préparé pour ton salut ?” … Par conséquent, que celui qui est en mesure de se protéger de l’Enfer le fasse, ne serait-ce que par la moitié d’une datte donnée en aumône, ou par une belle parole”.
Mes frères!
Notre Noble Seigneur dit : “Ô vous qui avez cru ! Quand on appelle à la prière du jour du Vendredi, accourez à l’invocation d’Allah et abandonnez tout négoce. Cela est bien meilleur pour vous, si vous saviez !” Dans ce sens-là, le vendredi est le nom de notre position en présence d’Allah en se débarrassant de toutes sortes de préoccupations quotidiennes. Tout comme nous montrons notre fidélité à notre Seigneur dans nos prières cinq fois par jour, nous endurons aussi cette fidélité dans la prière du vendredi. Chaque vendredi, nous renouvelons notre fidélité à Allah. Et nous fournissons chaque vendredi les cultes et les bontés que nous avons faits pendant la semaine.
Mes chers frères!
Le vendredi est le moment de nous interroger. Le moment de questionner le chemin où nous allons et la purification des péchés que nous avons fait consciemment ou inconsciemment. Le vendredi est le moment de faire appel à Dieu et de se réfugier dans sa miséricorde avec la conscience que les prières ne seront pas détournées.
Le Vendredi, c’est le jour où à haute voix, nous hurlons notre unité et solidarité, notre fraternité et amitié. Accompagnés des jeunes et des personnes âgées, ainsi que des femmes et des hommes, lors de la prière du Vendredi, nous nous rassemblons dans nos mosquées avec la même croyance, les mêmes intentions et les mêmes idéaux. De ces chaires dont résonnent les sermons, nous écoutons avec toute attention le rang du
Prophète. Avec nos joies et nos peines, nous nous unissons de nouveau . Tout ensemble, au plus profond de nous-mêmes, nous ressentons le plaisir d’être le serviteur d’Allah, d’être fraternel, de partager et de s’entraider.
Chers musulmans!
D’après le Prophète, le meilleur jour où le soleil se lève est le Vendredi. C’est pour cette raison que le Vendredi est l’un des symboles de notre religion, l’islam. Le Vendredi c’est la miséricorde. Le Vendredi c’est la bénédiction. Le Vendredi c’est la paix. Tellement que dans notre croyance, toutes nos secondes et journées sont sacrées. Car Celui qui a créé le temps et qui nous l’a confié est le Grand Seigneur. Et pour Allah, le plus important n’est pas ce dont nous attribuons au temps, ou bien la façon dont nous appelons les jours, mais c’est la manière dont nous gérons notre temps. Chacun de nos souffles, doit être consommés pour l’agrément du Seigneur. Le capital de notre courte existence doit être converti à l’éternelle récompense

Mes chers frères!

L’expression « black Friday » que l’on entend ces derniers temps nous a dérangé en tant que musulman. Car, dans notre religion tout les jours appartiennent à Allah (swt). Chaque matin est un réveil pour un avenir éclairé. Ce genre d’approche et de propos qui manque de respect, qui ignore les symboles d’une croyance et ses membres, est intolérable dans nos mœurs. Profiter de la sacralité d’un jour d’une religion pour réaliser le commerce du « black Friday » n’est pas tolérable.
Mes frères ! En tant que musulmans nous devons faire face à ces idéologies et ce genre de projet qui laisse une mauvaise impression dans les esprits de tout le monde. Pour cela, nous devons apporter plus d’importance à notre religion et valeurs.

Aujourd’hui ce que nous devons faire c’est de présenter et surtout de bien représenter notre divine religion, notre guide sacré, le Coran et notre prophète (sav). Nous ne devons surtout pas oublier que tant que nous faisions des efforts dans cette voie, Allah (swt) nous aidera toujours.

1 İbn Hişâm, Sîret, III, 30.

2 Cum’a, 62/9. 3 Müslim, Cum’a, 18.

01-12-2017 Hutbe Güneşin Doğduğu en Hayırlı Gün Cuma günü Türkçe Fransızca indirmek için TIKLA