DOĞRULUK – 16 EKİM 2020 TÜRKÇE FRANSIZCA HUTBE

82

Muhterem Müslümanlar!

Özü ve sözü bir olmak anlamında doğruluk, insanın niyetinin söz ve eylemleriyle uyum içinde olmasını ifade eder. Doğruluğu karakter haline getirmiş bir peygamberin ümmeti olarak bizler duygu, düşünce, söz ve davranışlarımızda doğruluğu tabiatımızın bir parçası haline getirmeli, Allah-u Teâla’nın “Doğrularla beraber olun!”1 emri gereğince dost ve arkadaş çevresi itibariyle de aynı hassasiyeti göstermeliyiz. Sevgili Peygamberimizin (sav) “Bir kişinin kalbinde aynı anda iman ile küfür, doğruluk ile yalancılık, hıyanet ile emanet bir arada bulunmaz”2 hadîs-i şerîfinden ilham alan büyüklerimiz; “Yalan ile iman aynı yerde durmaz” demişlerdir.

Aziz Kardeşlerim!

Yalan insana mahsustur ama insanî değildir. Bazıları ‘yalandan kim ölmüş?’ der. Evet, yalandan ölen yoktur. Çünkü yalan; insanı değil, insanlığı öldürür! Bir Müslüman hata yapabilir ama asla yalan söylemez, söyleyemez. Peygamber Efendimizin buyruğu açık ve nettir: “Şaka bile olsa yalan söylemeyin!”3

Kıymetli Müminler!

Yalandan daha yıkıcı ve yakıcı olanı yoktur. Onunla bir şey kuramaz, fakat çok şey yıkarsınız. Gidersiniz, dönemezsiniz. Yalanını yakaladığınız bir insanın doğrularına bile şüphe ile yaklaşmanız, yalanın ne kadar yıkıcı olduğunu gösterir. Hutbemi başta okuduğum hadîs-i şerîf meâli ile bitiriyorum: “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk (insanı) iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi devamlı doğru söyler ve doğruluktan ayrılmazsa Allah katında ‘doğru/sıddîk’ olarak tescillenir. Yalandan sakının! Çünkü yalan (insanı) kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi devamlı yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında ‘yalancı/kezzâb’ olarak tescillenir.”4

Chers Musulmans !

Une personne droite, est celle dont l’intention, la parole et les actes sont en harmonie.

Allah le Très Haut nous dit dans le Coran : « Soyez avec les véridiques. »1  C’est pour cela qu’il faut être à la recherche de l’honnêteté dans nos relations amicales. Il faut être droit dans nos sentiments, nos pensées, nos paroles et nos comportements jusqu’à ce que la droiture devienne une partie de nous-même. Notre bien-aimé Prophète (sws) a dit : “La foi et la négation, la droiture et le mensonge, la trahison et la confiance ne peuvent point coexister dans le cœur d’une personne.”2 C’est en s’inspirant de cette parole que nos ancêtres ont dit : “ Le Mensonge et La Foi ne peuvent pas être au même endroit”.

Mes chers frères !   

Le mensonge est prononcé par les hommes, mais cela n’est pas humain. Certains disent que « le mensonge ne tue pas ». En effet, personne n’en est mort, car le mensonge ne tue pas l’Homme, mais tue l’Humanité ! Un Musulman peut faire des erreurs, mais ne peut absolument pas mentir. La parole du Prophète (sws) à ce sujet est claire : “Même si c’est pour plaisanter, ne mentez pas !” 3

Chères croyants !

Le mensonge est destructeur et il consume les bonnes actions. Douter d’une personne dont vous avez attrapé le mensonge montre à quel point le mensonge est destructeur. Notre Prophète bien-aimé (sws) a dit : “Ne délaissez pas la droiture. Parce que la vérité conduit (l’homme) à la bonté et la bonté au Paradis. Si la personne dit constamment la vérité et ne s’écarte pas de la vérité, elle est enregistrée comme “fiable/siddiq” auprès d’Allah. Méfiez-vous du mensonge ! Parce que le mensonge conduit (l’homme) au mal et l e mal à l’enfer. Si une personne ment constamment et poursuit le mensonge, elle est enregistrée comme “menteur/kezzab” auprès d’Allah.”4

—————————————————————————————-

1 Tevbe, 9/119.

2 İbn Hanbel, II, 349.

3 İbn Mace, Sünnet, 7.

4 Müslim, Birr, 105.

Doğruluk 16 Ekim 2020 Türkçe Fransızca Hutbe indirmek için TIKLA