Batıl İnanç ve Hurafeler 06.12.2019 Türkçe-Fransızca Hutbe

210
TARİH: 06.12.2019
BATIL İNANÇ VE HURAFELER

Muhterem Müslümanlar!

Peygamberimiz bir gün, amcasının oğlu Abdullah b. Abbas’a şu tavsiyelerde bulundu: “Delikanlı! Sana bazı şeyler öğreteceğim: Allah’ın hakkını gözet ki Allah da seni gözetsin. Allah’ı gözet ki O’nu daima yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah’tan iste! Yardıma muhtaç olduğunda Allah’tan yardım dile! Şunu bil ki, bütün insanlar sana fayda vermek için toplansalar Allah’ın takdiri dışında sana fayda veremezler. Bütün insanlar sana zarar vermek için toplansalar, Allah’ın takdiri dışında sana hiçbir zarar veremezler…”1

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam, tüm insanlığa iman hakikatlerini, dünya ve ahiret huzurunun yollarını gösterir. Sadece Allah’a kulluk etmeyi, O’na güvenmeyi, O’nun rahmetine sığınmayı ve yalnız O’ndan yardım istemeyi emreder. Bunun yanında, bütün batıl inanç ve hurafeleri reddeder. İnsanların bilgisizlik ve çaresizliklerini fırsat bilerek, duygu ve değerlerini sömürmeyi büyük günah sayar. Ne var ki, insanoğlu, zaman zaman bu ilkeleri göz ardı etmiş, falcı, büyücü, kâhin, sihirbaz ve medyumlardan medet ummuştur.

Kıymetli Müslümanlar!

Gelecekten haber vermek, kısmet açmak, şans getirme ve şifa dağıtma iddiasında bulunmak ve bunlara inanmak İslam’a aykırıdır. Zira, gaybın bilgisi yalnızca Allah’a aittir. O her şeye gücü yetendir. Yediğimiz her lokmayı, içtiğimiz her yudum suyu bizlere lütfeden O’dur. Dertlerin dermanı, hastalıkların şifası, sıkıntıların çaresi O’ndadır. Bizleri her an koruyup gözeten, yürekten yakarışlarımıza ve samimi dualarımıza icabet eden yalnızca Cenâb-ı Hak’tır.

Değerli Müminler!

Rabbimize inanıp tevekkül etmişken, umudunu fala bağlayıp geleceğini ona göre planlamak, büyü ve kehanetten medet ummak doğru değildir. Yıldızların hareketlerine anlam yüklemek, rakamlara, günlere, aylara, cansız nesnelere uğur ya da uğursuzluk atfetmek, inancımızla bağdaşmaz. Bir boncuğu kutsal saymak, ağaca bağlanan çaputta, havuza atılan parada kısmet aramak aklın da kabul etmeyeceği şeylerdir.

Aziz Müslümanlar!

Şöyle bir düşünelim! Başkalarının dertlerine büyü – sihir gibi gayrimeşru yollarla çare bulduğunu iddia edenler, niçin kendi dertlerine çare olamazlar! Geleceğin bilgisine sahip olduğu yalanıyla insanların umudunu sömürenler, bu bilgiyle neden kendileri doğru yola erişemezler? Şifa dağıttığını söyleyip insanları aldatanlar, niçin kendi hastalıklarına şifa bulamazlar?

Kıymetli Müminler!

Hutbenin başında okuduğum Felak suresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!”2

O hâlde, temiz fıtratımızı batıl inanç ve hurafelerle bozmayalım. En kıymetli hazinemiz olan imanımızı; samimi duygu ve niyetlerimizi doğru dinî bilgilerle güçlendirelim. Huzurlu bir hayat için alın teriyle çalışmayı, helal yoldan kazanmayı, hastalanınca tedavi olmayı, sebeplere sarılmayı düstur edinelim. Haksız ve kısa yoldan kazanmaya teşvik eden umut tacirlerine kanmayalım. Dünya ve ahirette başarı ve kurtuluşu, şifa ve kısmeti Rabbimizden isteyelim. O’nun, gönülden yapılan duaları karşılıksız bırakmayacağını unutmayalım.

Les croyances erronées et les superstitions

Très chers fidèles !

Un jour, Notre Prophète donna des conseils à son cousin Abdullah ibn Abbas et lui dit: «Ô jeune homme, je vais t’enseigner quelques préceptes: Observe les commandements d’Allah et Il te protégera. Observe les commandements d’Allah et tu Le trouveras devant toi. Si tu demandes quelque chose, demande-le à Allah. Si tu implores assistance, implore l’assistance d’Allah et sache que si la communauté tout entière s’unissait pour te procurer un bienfait, elle ne te ferait profiter que du bienfait qu’Allah a décrété pour toi, et que si elle s’unissait pour te nuire, elle ne te ferait que le mal qu’Allah a décrété pour toi…»

Très chers Croyants !

Notre noble religion l’Islam montre à toute l’humanité les sens profonds de la foi et les chemins de la sérénité dans ce monde et dans l’au delà. Elle nous ordonne de Croire uniquement en Allah, de lui faire entièrement confiance et de demander la miséricorde et l’aide à lui Seul. Elle interdit toutes sortes de fausses croyances et de superstitions.

Chers Frères !

Prédire l’avenir, interroger la prédestinée, porter chance, prétendre distribuer la guérison et croire en ces choses, sont parmi les superstitions qui sont contraires à l’İslam. Parce que la connaissance du Gayb, c’est-à-dire l’invisible, n’appartient qu’à Allah. C’est Lui qui détient la solution de tous les problèmes, la guérison de toutes les maladies et les remèdes de toutes les contraintes. C’est seulement Allah qui nous surveille et nous protège à tout moment et accepte nos prières sincères.

Chers Musulmans!

 Il n’est certainement pas juste de s’attacher à des espoirs et de planifier son avenir selon son horoscope, d’espérer l’aide de la magie et des prédictions, tout en croyant pleinement en notre Créateur.

Il n’est pas digne d’un croyant de prétendre tirer des conclusions sur le destin ou la prédestinée d’un individu en regardant les mouvements des étoiles.

L’attribution d’un quelconque mystère ou d’une malchance à des chiffres, des jours, des mois, des objets qui n’ont ni pouvoir, ni force est incompatible avec notre croyance. Considérer une perle comme sacrée, et croire qu’elle protège du mal, chercher de la chance en attachant un chiffon dans un arbre ou en jetant de l’argent dans une fontaine sont des comportements strictement interdits par notre religion suprême.

Nobles Musulmans !

Dans la sourate Felak que nous avons lu au début de notre Houtbé, notre Seigneur dit:

«Dis: “Je cherche protection auprès du Seigneur de la fente, contre le mal de ce qu’il a créé, et contre le mal de l’obscurité quand elle s’étend, et contre le mal de celles qui soufflent sur les nœuds, et contre le mal de l’envieux quand il envie»

Alors, renforçons notre foi qui nous est très précieuse, nos sentiments sincères et nos intentions avec des informations religieuses fiables. Demandons à notre Seigneur la réussite dans ce monde et l’au-delà, la santé et la destinée./ N’oublions pas qu’Allah accepte toutes les prières sincères.

1 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 59; İbn Hanbel, I, 293.

2 Felak, 113/1-5. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

06-12-2019 Hutbe Batıl İnanç ve Hurafeler Türkçe-Fransızca indirmek için TIKLA